Yaprağından odununa, meyvesinden yağına hatta külüne kadar hiçbir yan ürününün atıl olmadığı zeytin hala yeni keşiflere namzet, insanoğluna armağan edilmiş kutsal bir bitkidir…

Zeytinyağı fabrikalarında sıkılarak fiziksel olarak içerisindeki yağın ve suyun büyük bir bölümü alınana zeytin posası içerisinde hala bir miktar yağ barındırmaktadır ancak bu yağ gerek posadan ayrıştırma yöntemi gerekse posa haline geldikten sonraki uğradığı fiziksel değişim ve bulunduğu ortamın şartları nedeniyle artık zeytinyağı olarak adlandırılamaz ve bu yağa PİRİNA yağı adı verilir.

Ülkemizde yıllardır sadece sabun yapımında kullanılan pirina yağı, son yıllarda ilgili gıda tüzüklerinde yapılan değişiklikler uyarınca pirina yağının rafine edilerek riviera tipi zeytinyağlarına katılabilmesi veya sadece rafine pirina yağı adı altında tüketime sunulmuştur.

Rafine pirina yağını diğer bitkisel yağlardan farklı kılan en önemli özellik;

Rafine edilmiş pirina yağı gerek ilk üretim esnasında gerekse rafinasyon esnasında ısı ile işlem gördüğü için içerisinde yağın yanmasına sebeb neden olan tüm maddeler yanar ve ayrıştırılır, dolayısıyla içerisinde artık yanabilecek bir madde kalmadığı için yüksek ısılara dayanıklı bir yağ haline gelir, yani özellikle kızartmalarda kullanılabilecek en sıhhatli bir yağ olarak nitelendirebiliriz,

Bir diğer özelliği de temel olarak zeytinyağı özellikleri taşımasına rağmen zeytinyağı sınıflandırılmasına dahil edilmez ve durumdan dolayı fiyat bakımından zeytinyağına göre çok daha ekonomik olması ve diğer bitkisel yağlarla kıyaslandığında aradaki fiyat farkının belirgin şekilde azalması ülkemiz şartlarında pirina yağını zeytinyağına göre daha cazip hale getirmektedir. Bu gün özellikle Japonya, Amerika ve Avrupa ülkelerinin büyük bölümünde özellikle kızartmalarda vazgeçilemez bir yağ olduğunu kanıtlamıştır.

Pirina yağı çevre kirliliğinin önüne geçtiği gibi ülkemiz ekonomisinde önemli bir yer teşkil eden zeytinciliğin gelişmesinde de etkin bir rol üstlenmektedir.

Zeytinyağı fabrikalarında yağı alınan zeytinlerden geriye kalan pirina (posa) çok büyük tonajlara ulaşan bir atık madde konumundadır, üstelik içerisinde barındırdığı zeytin karasuyu sebebiyle çevreye çok büyük zarar verdiği gibi uzun süre beklediği takdirde kanserojen madde üreten atık ürün haline gelmektedir,

İşte pirina yağ fabrikaları, pirinayı işleyerek hem atık ürünü ekonomiye kazandırdığı gibi hem de çevreye onarılması güç zararlar veren bir madde olmaktan çıkarıp yağı alındıktan sonra evsel ve sanayide kullanılan bir enerji kaynağı olan kuru pirinaya dönüştürmektedir, ortaya çıkan katma değerlerde zeytin üreticisinden zeytinyağı sanayicisi ve nihai tüketiciye kadar ulaşmaktadır.

Sonuç olarak pirina yağı zeytinyağının bir rakibi olmamakla birlikte diğer bitkisel yağlara oranla (mısır, ayçiçeği, pamuk, soya, kanola v.b) sağlık açısından çok daha üstün olduğunu kanıtlamış, rafine edilmiş (riviera) tipi zeytinyağlarına alternatif olabilecek ancak hiçbir zaman zeytinyağı olarak adlandıramayacağımız zeytin kökenli bir yağdır.